Kısa Hikaye

ŞIK DURMADI....

 

2000'ler şık durmadı benim üzerimde. Sanki annesinin kıyafetlerini giyen ufak çocuk gibiyim. Yani 2000'li yıllar bana büyük geldi altından kalkamıyorum demek değil. Olmadı, durmadı üzerimde, başkasına ait gibi. Halbuki ben çok 90'larım. Daha samimi daha sıcak geliyor. Tanıdık, bildik ve fazlası ile güven veriyor. 2000'ler tüm heybeti ile üzerime üzerime geliyor ve gelmekte. 90'ların nesi mi güzelde? Nothing was out of control. Bu kadar iletişemiyorduk, böylesine eğitimli yırtıcılara dönüşmemiştik. Dertlerimiz daha gerçek daha elimizden birşey gelir haldeydi.

 

 


90larda yazları havalar daha az bunaltıcıydı, klima gerekmezdi. Yoktu ki bu kadar yüksek koca koca binalar, sıra sıra dizilmiş beton ormanları. Kışları kar yağardı hatta hakkını verirdi o kar. Kardan adamı hakkı ile yapabilirdik.

Bahçede, sokakta oynardık. Sokağa çıkan son neslin temsilcilerindenim galiba. Sabahtan akşama kadar bakkaldan alınan sakız, komşulardan istenen su, bol çamur kir-pas ve çılgın kahkahalar, uydurma oyunlar, eğlence. Sular kesilirdi, her an banyo yapmak ne mümkün. Elektrikler giderdi evde hazırda dururdu mum ve çakmak. Susuzlukta güzeldi, elektriksizlikte.



Yoktu pek çok şey. Yokluk daha güzeldi. Cep telefonu yoktu. Bugünkü anlamıyla internet yoktu. Dünya çok büyüktü bir o kadar da küçük değildi. Hayaller vardı uğruna uğraşılan. Elde etmenin hazzı, kıymet vardı.  Gelişmiş ve acımasız yırtıcılara dönüşememiştik henüz hala homo sapiens hala daha insandık.

Komşuda kahve içilirdi. Türk kahvesi ve dedikodu. Öğleden sonra kalabalık çaylar olurdu. Börek, kızartma, kısır, kek ve kurabiye eşliğinde edilirdi muhabbetler. Teyzeler, amcalar vardı. Tüm çocuklar arkadaştı. Fast food yaygın değildi, Mc Donalds bağdat caddesinde yeniydi. Kristal vardı, Jumbo(ki hala var Thanks God!) vardı.

 

 

 

 

2000'ler şık durmadı, sadece bende değil 2000'ler kozmos üzerinde de iyi durmadı...