Deneme

Kitap-1

  Game of Thrones dizisinin ünlü cücesi Tyrion Lannester bir bölümde diyor ki; “Benim kılıcım zekam ve zekamın keskin kalabilmesi için kitaplar gerekli. Tıpkı bir kılıcın keskin kalabilmesi için biley taşına gerek olduğu gibi...”.

  Japonlar ortalama olarak her 15 günde bir kitap bitiriyorlar. Ülkemiz insanı ise yine ortalama olarak 10 yılda bir kitap okumakta... Bu, kuşkusuz çok büyük ve ivedilikle üstüne gidilmesi gereken bir sorun...                                       Türkiye’de ihtiyaç malzemesi sıramasında kitaplar 235. sırada yer almakta... Çocuklarımız kitap okuma konusunda çoğu Afrika ülkelerinin gerisinde kalmış durumda... Japonya’da toplumun % 14’ü, ABD’de % 12’si, İngiltere ve Fransa’da % 21’i düzenli kitap okurken, Türkiye’de yalnız 10,000 kişiden 1 kişi düzenli kitap okumakta. Ülkemizde 1 kişinin kitap okumaya ayırdığı zaman, dünya ortalamasının üçte biri... Dünyada çocuklara özel günlerde kitap armağan edilmesi sıralamasında Türkiye, 180 ülke içerisinde 140. sırada yer almakta. Türkiye’de kütüphane sayısı 1,412 iken kahvehane sayısı 570,000. Buna göre 49,000 kişiye bir kütüphane düşerken, 122 kişiye bir kahvehane düşmekte... İnsanımız okumaya yılda yalnızca 6 saat ayırıyor ve ülkemiz kitap okuma konusunda çoğu Afrika ülkesinin gerisinde kalmış durumda... Türkiye’de 100 kişiden sadece  4 kişi kitap okuyor.                                                 Çocuklara kitap armağan edildiği zaman okuma becerileri gelişir, olumak alışkanlığa dönüşür, alışkanlık sorumluluğu geliştirir. Bilinç büyümesi başlar. Kapasite gelişimi, fiziksel gelişim gibidir. Kapasite, farkındalığı yaratır; sonra düşünce üretimi başlar. Üretilen her yararlı düşünce topluma öğretmen, doktor, bilim insanı olarak geri döner. “Bol bol kitap okuyun, araştırın... Okumayan insanlar kandırılmaya mahkumdur” diyor İlber Ortaylı. Arkadaş seçmede gösterdiğiniz titizliği, yazar seçmede de gösterin. Stefan Zweig diyor ki; “Henüz hiç bir elektrik kaynağı, incecik bir kitabın kadar parlak bir aydınlık yaratamamıştır.                               Sorarlar hani; “Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?”  diye... Buna verilecek en iyi yanıt; “Gezerken okuyan” olmalı... Olanaklarımız ölçüsünde gezelim, ülkemizin tüm güzelliklerini görelim, mümkünse başka ülkeleri de ziyaret edelim. Ve bu süreçte yanımızda en iyi arkadaşlarımızı/kitaplarımızı bulunduralım ve her fırsatta okuyalım. Böylece gezerek kendi gözümüzle, okuyarak başkalarının duygularıyla hayatı anlamaya çalışalım. Amacımız bu olsun... Bir düşünürün dediği gibi; “Hayatın amacı, bir amacı hayata geçirmektir”.                                Kalın sağlıcakla...