Yetişkin

NEDEN ÇEKİÇ ATMA ?

NEDEN ÇEKİÇ ATMA ?

Benim televizyonda hep spor kanalı açık. Yemek yerken ses olsun diye açarım. Geçen gün çekiç atma turnuvasına denk geldim. İçinde oyun olan sporları seviyorum. Macera vardır, maharet ister , kim bilir ne hikayeler çıkar…Ama oyunsuz, sadece derecelerin yarıştığı kulvarlar bana anlamsız geliyor. Hiçbiri popüler de değil. İnsan ne diye sıkıcı sporun profesyoneli olur ? Muhtemelen okulda diğerlerin daha oldukları için yada kontenjan doldurmak için çekiç atmaya,100 metre koşmaya ,… başlamışlardır. Derece aldılarsa herhalde “daha iyisine” , profesyonelliğe öyle geçmişlerdir . Profesyonel sporculuk baştan başa adanmışlık demek. Fiziksel olarak sadece saniyelerle yarıştığın için — çünkü destek alabileceğin bir takım ,oyun ,beceri ve süre yok — aynı antrenmanı kusursuz yapmalısın. Onca eforun telafisi için dışardan “destek” almalısın ! İdmanlar tüm zamanını alır. Kendine vakit ayırmak istesen bile takatin kalmaz. Arkadaşlarınla dışarı çıksan herkesin yediği şeyleri yiyemezsin. İstediğin vakte kadar bile oturamazsın . Kafa olaraksa hep sürekli yarış halindesin. Onun yıpratıcılığı hiçbir şeyde yok. Vücudun yorulursa dinlenirsen geçer. Ama zihnin yorulursa ne olur? Tükenmişlik sendromuyla , kaygı bozukluğu , bunalım ? Herksin yükselebileceği yaşta sen emekli oluyorsun. Başka bir iş de bilmezsin.30larında antrenörlükten başka seçeneğin kalmıyor. İşinden sıkıldıysan geri kalan otuz senen de ıstırap olacaktır. Bütün bunları aşıp dünyanın en iyisi olsan bile gelirin inanılmaz olmayacak. Zenginlik elbette bir ölçü hedef olmayabilir ama onca zaman, emek, maliyet ve fedakârlığın karşılığının olmaması yıkıcı olmaz mı? Popüler olmadığı için insanlara ilham da veremezsin, oradan da tatmin yakalayamazsın. “Oyunun kendisi güzel” desen oyun da yok, dümdüz koşuyorsun yada cirit ,çekiç filan atıyorsun. Anlamsızlık , mükemmeliyetçilikle birleşince kendi dahil her şeyi tüketen bir canavara dönüşüyor. Umarım ben de kendimce “çekiç atmıyorumdur”.