Araştırma

Çaresizlik Tarihimiz, Çaresizlik Felsefemiz

Çaresizlik Tarihimiz, Çaresizlik Felsefemiz

"Çaresizlik tarihimiz, çaresizlik felsefemiz, çaresizlik coğrafyamız vardır.” der. Mümin Sekman

Nereye yetişiyoruz? adlı yazımı yazarken hızlı müziklerin bizi hızlı hareket etmeye, hızlı düşünmeye hatta düşünmemeye ittiğini söylemiştim. Peki ya hızlı müzik değil de arabesk ve çilekeş şarkılar dinlediğimizde davranışlarımızı nasıl etkiler bu şarkılar? Bu konuyu düşünürken bir kitap geldi aklıma ve biraz yardım aldım diyebilirim :)

“İnsan sadece öğrenmez, öğretir de!”

Bir hayvan çaresizliği öğrenir, kabullenir ve susar, ama insan öyle mi? Duvarlara yazar, kağıtlara yazar o da yetmez şarkılar yazar. Yeter mi? Tabii ki yetmez!

“Kendi çaresizliğini tam 50 kişiye bulaştıran adam hala hayatta geriye bıraktığı tek şey, hiçbir şey… Çünkü hiçbir şey olmasa bile mutlaka bir şeyler oluyor.”

Olduğu Kadar, Olmadığı Kader

Çaresiz olduğumuzu öğrenir ve sürekli olduğu kadar olmadığı kader deriz. Burak Kut şarkısını bile yaptı hatta, dinleyip kederlenelim diye.

Kitaplar, şarkılar, nasihatler, film ve diziler de anlatırız. Günümüz de sosyal medya paylaşımlarında da çok daha kolay öğreniyoruz, öğretiyoruz. Kamyon arkası yazılarını da unutmamalı ve birkaç örneğine bakmalıyız.

Çaresizlikte motivasyonu düşük: “Sataşma baba yorgun!”

Çaresizlikte hayata küsme, boşvermişlik: “Yaşamak buysa eğer, bırak üstü kalsın!”

Çaresizlikte hakettiğini alamama duygusu: “Zalim dünya aslanı kediye boğdurdun!”

Çaresizlikte başarısızlık şaşkını olmak: “Hayat sen ne çabuk harcadın beni!”

Kamyon arkası yazılarında acılara rağmen azimli olanlar da vardır. “Gönlünde yer yoksa farketmez güzelim, ben ayakta da giderim!”

Aklınıza gelen başka örnekler varsa aşağıya yorum kısmına yazabilirsiniz.

Başka Çaremiz Yok Mudur?

Çaresizlik tarihimiz, çaresizlik felsefemiz vardır.

Peki bu durumu nasıl çözeriz? Bir sorun yaşadığımız da çözüme odaklı düşünmeliyiz, eğer ki çözümü yoksa bu şarkı sana gelsin demek isterdim ama ne yazık ki şarkı yok.

Yeterince dinlemedik mi o arabesk şarkıları, eğer ki çözüm için elinden birşey gelmiyorsa demek oluyor ki: üzülmenin, kendini kapatmanın, acıklı parçalar dinlemenin hiçbir anlamı yok, yarın ne yapacaksın?

Günü o dinlediğin şarkıyla ya da televizyonda izlediğin üç saatlik diziyle kurtar bugün, hatta geçerli parçayı tekrarla sürekli çalsın, ezberle önce sözleri sonra kaybetmeyi ve tabii ki sıra sende tıpkı sana öğretilen gibi öğret bize çaresizliği, mutsuzluğu, kaybetmeyi…

Ama daha iyi bir yol var: uzun zamandır konuşmadığın birini ara, sana iyi gelen arkadaşlarınla görüş, yürüyüşe çık, hatta hava yağmurluysa çık dışarı dilediğin kadar bağır içini dök, bunu yapmam için havanın yağmurlu mu olması gerekir diye soracak olursan eğer bence evet.

Unutma ki en yakın beş arkadaşın senin ortalamanı oluşturuyor. Çevremizdeki yakın arkadaşlarımızı seçerken buna dikkat etmeliyiz. Çok kötü zamanlar yaşıyor olabiliriz, ama bu durumun hep devam edeceği anlamına gelmez. Durumu değiştiremeyebilirsin, zorlanabilirsin ama kendini değiştirmek senin elinde, unutma ki çaresizlik bulaşıcı ne yazık ki.

Sana bir şarkı, bir de kitap önereceğim. Hall Of Flame şarkısını tekrar tekrar dinlemelisin. Herşey Seninle Başlar kitabını da oku lütfen🙏