Yazar & Okuyucu Paneli

Tanıtım

Bir yolculuk istiyordum ama kim bilirdi bir gün uyandığımda farklı bir şehirde yaşıyor olacağımı...

 

Bir gece pencereme çarpan yağmur damlalarını seyrederken annemin odama girmesiyle irkildim. Bana doğru attığı adımları hiç olmadığı kadar tedirgindi. Bir şey olduğu kırışan alnındaki çizgilerin sertleşmesinden belli oluyordu. 

 

Yanıma oturduğunda dolan gözleri içime garip bir rahatsızlık hissi oluşturmuştu. Ellerimi yüzüne yerleştirip endişeyle baktım. Sormak ve sormamak arasında ince bir çizgide gelip gidiyordum. Çok geçmeden endişem beni yenmişti. 

 

"Anne? Ne oluyor?" dediğimde ellerimi yüzünden ayırdı ve sıkı sıkı tutmaya başladı. 

 

"Kızım, yıllar önce seni bize verdiklerinde dünyanın en mutlu insanları olmuştuk." dediği anda lafını böldüm. "Ne diyorsun anne?" dediğimde eliyle dudağıma bastırıp beni susturdu. 

 

"Gerçek annen ben değilim Lina." dediğinde başımdan aşağı kaynar sular döküldüğünü içimdeki yanma hissinden anlayabiliyordum. Dolan gözlerim öfke ve hüzünle kaplandığında kendimi serbest bıraktım. 

 

Ben bugün bir şey öğrenmiştim. Öğrendiğim şey beni dağıttı, parçaladı, tek tek etrafa dağıldım. Keşke duymasaydım dediğim an her şey daha da hızlı hücum etti. Beni gerçek ailem terk etmişti ve ben buna hazır değildim. 

 

Bir ay boyunca direttim asla istemedim ama işe yaramadı ne kadar istemesem de artık buradayım, İstanbuldayım ama başarmış sayılmazlar çünkü beni terk edip daha bebekken başından atan insanlara istediği şeyi vermeyecektim...