Onur

Birine söylememen gereken bir şeyi söyledin mi? Bunun pişmanlığını yaşadın mı bilmiyorum. Bunları bilmiyorsan bunun getirdiği rahatlığı da bilmiyorsun demektir. İnsan bazen kendine bile karşı gelip durup düşünmeden davranmalı. Sonu pişmanlık mı olacak, bırak olsun. Bazı yüklerden böyle kurtulursun. Mükemmel olmak zorunda değilsin. Hata yap, ders al ve devam et. Onurumuz her şeyin üstünde olabiliyor. Belki senin de taviz vermeyeceğin şeylerden biri de onurun. Bazen onurundan taviz vermemek sıkıştırır seni bir köşeye. Umarsın geçer diye. Beklemediğin anda, tutamazsın kendini, onurundan daha ağır basan şeyler tavize zorlar seni. Bu kimi zaman o kadar rahatlatır ki, şaşırırsın. Bu üzerindeki, fazla onurun yükü. Zamansız kurtulduğundan boşluk hissedersin. Bu boşluğu başka duygular doldurur. Bu bazen mutluluk, bazen de hüzün olur. Hangisi olursa olsun üzerinden bir yük kalkmış olur. Artık hissettiğin şey köşeye sıkışmışlık değil, rahatlıktır. Pişmanlığı bile eskisi kadar acıtıcı değildir. İşte böyle, her şeyin fazlası gibi onurun da fazlası sana iyi gelmez. Ama bu durum onursuz olmanı da gerektirmez. Dengeyi bulmak şarttır. Çünkü er ya da geç hayat öğretir bize. Eğer gerçekten öğrenmemiz gerekliyse.