Kaçak

NEFES AL

 

"Genji, bizi duyuyor musun?"

Bu ses çok uzaklardan geliyordu fakat tanıdıktı. Genji bu sesi kesinlikle bir yerlerde duymuştu. Ne zaman ya da nerede duyduğunu bilmiyordu. Cevap vermek istiyordu ancak hiçbir uzvuna sözü geçmiyordu. Tamamen karanlıkta süzülen bir bilinçten fazlası değildi.

"Genji gözlerini açtı, makineye bağlayın." Bir erkek sesi otoriter bir biçimde emir verdikten sonra Genji bir şey hissetti. Birisi koluna sivri bir şey batırıyordu. Çığlık attı ve sonra çığlık atabildiği için şaşırarak gözlerini kırpıştırdı. Görüyordu, gördüğü şey bulanık bir hastane tavanı olsa da, görüyordu. Derin bir nefes aldı ve ciğerlerinin adeta patlayacağını hissetti. "Sakin ol Genji, hastanedesin. Ben doktor William. Bir kafa travması geçirdin ve bu yüzden buradasın. Nefes al, sakin ol." Görüntüler netleşmeye başlayınca taşlar yavaş yavaş yerine oturdu. Genji gasbedilmişti. Hatırlıyordu. Çalıştığı kafedeki çöpleri atmak için dışarı çıktığında birisinin ona arkadan vurduğunu ve çöp konteynerına doğru atıldığını hatırlıyordu. Pekâlâ ne kadar önce olmuştu bu?

"Günlerden," sesi boğuk çıktığı için boğazını temizleyip tekrar konuşmayı denedi. "Günlerden ne?"