Yazar & Okuyucu Paneli

Başlangıç

-'’Seni birdaha hayatımın hiçbir yerinde görmek istemiyorum Brad’’ dedi Lisa sessiz ve temkinli bir şekilde.Sinirli olup olmadığını anlayamıyordu çünkü onun olayı buydu.Asla muhtaç değildi duygularını belli etmezdi.Tanrım ! Gözünden bir damla bile yaş çıkmıyordu.Onun için savaşıp direnmiyordu bile. 

Lisa çocukluk aşkıydı.Daha o yaştan itibaren aklını başından almıştı.Kocaman mavi gözleri,sarı saçlarıyla çok güzel bir kızdı.ortaokul ve liseyi birlikte okumuşlardı ve şimdi de nişanlılardı.Birkaç ay sonra düğünleri vardı.Birbirlerinin hep yanında ve en büyük destekçisi olmuşlardı.Brad Üniversitesinde doktorasını yapıyordu.Lisa ise yazardı ikisinin de maddi geliri pek fazla değildi ama birbirlerini çok seviyorlardı.Hatta Brad yıldönümlerinde Lisa’ya alüminyumu eriterek bir yüzük yapmıştı ve Lisa hayatının sonuna kadar bunu çıkarmayacağını söyleyip ağlamıştı. 

Lisa’ya doğru bir adım attığında elini koyarak onu durdurdu.Parmağındaki yüzüğe ikisi birden kısa bir bakış attılar.Lisa bir şey söyleyecek gibi olsa da ‘’Git Brad ‘’ diye tekrarladı.Yıllardır yanında olan hayat arkadaşına baktı Brad.Sert gözleri,kızgın bakışları bile kırgınlığını gizleyemiyordu.Onu gerçekten sevmişti ama o gayet kendi kendine de yeterdi. 

Emy ise ürkek bakışlarıyla,ilgisiyle,Brad’e olan muhtaçlığıyla Lisa’yı unutturan kadındı.Nişanlandıktan sonraki gün üniversitenin kütüphanesinde görmüştü onu.Tez hazırlamak için geç saatlere kadar kalması gerekiyordu normalde kimse olmadığını için oldukça sessiz olan kütüphanede burun çekme sesleri ve küçük hıçkırıklar geliyordu.Cılız bedeni uzun kahverengi saçlarıyla birlikte öylece bir köşede ağlıyordu.Yanına giderek onunla konuşmuş ve o gece eve gitmemişti.Öyle güzeldi ki sohbeti,sıcaklığı en son Lisa’yla ne zaman oturup sohbet ettiğini bile hatırlamıyordu.O günden sonra ona özel ders vermeye başladı ve gün geçtikçe Lisa’nın soğuklundan Emy’nin sıcaklığına çekildi.Ve yine bir kış günü onu aldattı. 

Birlikte kaldıkları evden ayrılıp Emy’e gitti doğruca zaten bugün Lisa’ya söyleceğini birlikte planlamışlardı.Onu yine öpücüklerle ve güzel sözlerle karşıladı.Tek odalı bir apartman dairesinde yaşıyordu.Hem çalışıp hem okuyordu.Onun azmine hep hayrandı.O geceyi güzel şaraplarla yemek yiyerek kutladılar.Brad ne kadar gülümsemeye çalışsa da Lisa’yla o kadar çok anısı vardı ki bunu ona haksızlık olarak görüyordu.Ama zaten onu aldatarak ona yapılabilecek en büyük haksızlığı yapmıştı. 

Gece sonu Emy kanepede uyuyakalmıştı.Eğilip yanağına bir öpücük kondurdu ve yatağına taşıdı.Bu küçük beden gün içinde gerçekten çok yoruluyordu.Daha sonra kendisine bir bardak daha şarap koyarak düşünmeye başladı.Daha sonra bitirmesi gereken bir tezi olduğunu hatırlayıp oflayarak bilgisayarın başına geçti.Konusu paralel evrenler ve sicim teorisiydi.Ne kadar çalışsa da aklına bir şeyler gelmiyordu.Sonra düşünmeye başladı her iki evrende de olsa her iki kararı da görse ve öyle seçseydi hayatı ne kadar kolay olurdu diye.Kendi kendine güldü ve her gece yaptığı bir rutin olan haberlere bakıp bilgisayarı kapatma evresine geçtiği sırada bir şey oldu. 

Hayatının sonuna kadar pişmanlık duyacağı bir şey. 

Favori yerel haber sitesindeydi.Ekranda son dakika başlığı altında Çocukluk aşkının o güzel mavi gözleri,sarı saçları müthiş gülümsemesi.Bu bir intihar haberiydi.Lisa’yla günde on kez geçtikleri o köprüden atlayan bir kadının haberi. Bu Lisa’ydı. 

Bu mevsimde buz gibi olan o suyu düşündü.Sarı saçların son bir umutla suyun içinde dalgalandığını,gözlerinin maviliğinin suyun maviliğine karışmasını düşündü.İnanamazmış gibi sandalyeden kalktı o sırada sandalye şiddetle yere düştü.Ama bu umrunda bile değildi.Her yeri sanki buza kesmişti.O küçük apartman dairesi daha da küçülmüştü.Duvarlar üstüne geliyordu.Geri geri yürüdü duvarın köşesine sıkıştığında güçlü bir şekilde bağırdı.Bunun bir tür rüya olmasını ve Lisa’nın yanında gözlerini açmak istedi. 

Emy uyanıp yanına gelmişti.O kadar güçlü bağırıp ağlıyordu ki ne olduğunu anlatamıyordu bile.Yavaşça gözleri ekrana doğruldu.Emy yazılanları okuduğunda sadece’’Aman Tanrım’’ diyebildi.Ve sessizce Brad’e sarıldı. 

Şu anda onu saran kollar onu boğuyor gibiydi.Her şeyin sorumlusu o gibiydi.Lisa çok zekiydi her zaman böyle olmuştu.Brad’e bıraktığı bu ağır yük onun Emy’le başlayacak berbat hayatının ilk günüydü.