Bana Dokunmayan Yılan Bin Yaşasın

Alışıyoruz kötülüklere

Fark etmeden yaşıyoruz belki de

Bir haber izlemek hatırlatıyor bize

Dışarıda acı çekiyor birileri

İnsanın sonu, insan oluyor 

Alışıyor bu haberlere kimileri

Bir süre sonra gündem bile olmuyor

Başımıza gelmedikçe rahatız

Sanki koruma altındayız

Şimdiki sessizliğimiz, çığlıklara dönüşüyor

Ve başımıza gelince yaşanılan pişmanlık 

Bizi kurtarmaya yetmiyor.

 

Duyarlı olmak. Çok sık duyar olduk bu cümleyi. Hangimiz düşündük peki? Bizim hep işlerimiz vardı, hep yoğunduk ama bu insanlığımızı unutmaya bahane değildi. Bencilleşiyoruz işte. Bana bir şey olmasında başkası umrumda değil. Bu cümleyi kurduğumuzda bırakın kurmayı düşündüğümüzde bile insan olmaktan uzaklaşıyoruz. Hayvanlardan farkımız olarak düşünmeyi ve hissedebilmeyi öne sürüyoruz. Malesef kimileri bu sıfatları kaybediyor. Böylece insan görünümlü nice varlık, etrafta dolaşıyor. Bu varlıkların kimileri bir mahkeme salonunda suçlu yargılıyor, kimileri bir eğitim kurumunda eğitim veriyor, kimileri de bir kurumu yönetiyor. En acısı da niceleri bu varlıkları konumları nedeniyle rol model olarak alıyor. Bu yüzden ne yazık ki insan sayısı gittikçe azalıyor.